Denemeler

NEDENSİZLİK: MUHTEMEL DÜNYALARIN KUZULARI

NEDENSİZLİK: MUHTEMEL DÜNYALARIN KUZULARI Devam

Nedensizlik, neden sonuç arasındaki bağın zorunlu olmayıp âdet olmasıdır. Alışkanlık gereği bazı olayları yan yana düşünürüz ve düşündüğümüz meydana geldiğinde bunu zorunluluk olarak kavrarız. Oysa bu zorunluluğun deneyimden yola çıkarak ispatı mümkün değildir. Gazali’yle el ele giderek şunu söyleyebiliriz:...

DUYGULARIN SARKACINDA BİR ANNE

DUYGULARIN SARKACINDA BİR ANNE Devam

Şöyle zincirleme bir reaksiyon oluşturalım: Duyularımızla duyusal âlemde bir şey duyarız, duyuş bir duyguyu harekete geçirir, bu harekete geçiş insanda duygulanıma neden olur. Birbirini tetikleyen bu olayın kökü açıktır ki duymaktır; çünkü insan duyarlı bir varlıktır. Şimdi bir önerme kuralım: Sanat duyguların...

TÖZ OLARAK GÜN YA DA GÜNÜN TÖZSELLEŞMESİ

TÖZ OLARAK GÜN YA DA GÜNÜN TÖZSELLEŞMESİ Devam

Modern kurmacanın kendinden önceki geleneksel metinlerden temel farkı gerçekçiliktir. Böyle demekle önceki metinlerin gerçekçi olmadığını söylemek istemiyorum; gerçeğe yaklaşma, onu ele alma tarzındaki temel farka vurgu yapmak istiyorum. Geleneksel edebiyat, metafiziksel gerçekliği (zamana ve mekana göre değişmeyen,...

İmgenin Aşırılaşmasının İki Tarzı

İmgenin Aşırılaşmasının İki Tarzı Devam

  Tarz: Aşırı Güzelleştirme   "Güzel varken, ne­den çirkini çekeyim?" L. Riefensthal   Leni Riefenstahl'ın adına sanırım ilk kez Tomris Uyar’ın Yüzleşmeler – Bir Uyumsuzun Notları – 1995-1999’da rastladım (Can Yay. 2000). Tomris Uyar’ın dediğine göre; “Hitler, Leni'yi küçük...

CEMAL ŞAKAR - SONRASI: GERÇEĞİN ZEHİRLENMESİ

CEMAL ŞAKAR - SONRASI: GERÇEĞİN ZEHİRLENMESİ Devam

                                                                                      “Hakikat-sonrası en saf...

KURMACANIN DİLE GETİRDİĞİ

KURMACANIN DİLE GETİRDİĞİ Devam

  Hegel’e göre, “Romantik sanatın hakiki içeriği mutlak içselliktir ve ona karşılık gelen biçim kendisinin bağımsızlığını ve özgürlüğünü kavrayışıyla tinsel öznelliktir.”[1] Romantik sanat, aşırı öznellik ateşinin her şeyi yaktığı bir sanat anlayışıdır. Bu ateş bütün dışsal...

BOŞ-BEDENİN BÜYÜK İRONİSİ

BOŞ-BEDENİN BÜYÜK İRONİSİ Devam

  Herkes kendisine bir kimlik inşa eder. Kimlik, anlamında da içkin olduğu üzere insana kim’liğini verir. Kim olduğu sorusuna karşılık insan kimliğini ortaya koyarak cevap verir. Kimlik inşasında başta değerler gelmekle birlikte bu yeterli değildir; karakter, eğilimler, tutumlar, içinde bulunulan durumlar, başa gelen...

METROPOL EDEBİYATI

METROPOL EDEBİYATI Devam

  Sezai Karakoç Kasaba Edebiyatı (Edebiyat Yazıları-2, Diriliş Yay. İst. 1986) adlı denemesini 1962 yılında yayımlamıştı. Denemenin arka planında kente göçün artması, sanayileşmenin ortaya çıkması, yeni oluşmaya başlayan işçi sınıfı vardı. Üretim biçimleri ve ilişkileri değişiyor, bu değişim...

EŞİĞİ AŞINDIRAN DİJİTAL ÖZNE

EŞİĞİ AŞINDIRAN DİJİTAL ÖZNE Devam

  Eşik, bir sınırı varsayar. Birbirinden ayrılmış iki şeyin tam arasında yer alır. Hem dışarıda tutar hem de içeriye almayı vaat eder. Bir sınırı varsaydığı için içerisini, dışarısına karşı korur. Aynı zamanda bir güvenlik, denetim hizmeti görür; içeriye her şeyi almaz, denetler, uygun gördüğünü...

Muhayyile Sınırı

Muhayyile Sınırı Devam

  İslamcı cemaatlerin sanat ve edebiyata karşı takındıkları ‘soğuk mesafe herkesçe malumdur ve bunun nedeni sadece iyilik-hoşluk meselesi değildir. Bu soğuk mesafeyi, aslında daha derinlerdeki düşmanca bir bakış belirler. Özellikle geçen aylarda medyada gerçekleşen İslamcılık tartışmalarında da,...

HASAN AYCIN’DA DARBELERVE 15 TEMMUZ’UN GÖSTERİMİ

HASAN AYCIN’DA DARBELERVE 15 TEMMUZ’UN GÖSTERİMİ Devam

  İnsan dünyaya belirli bir perspektiften bakar. Sahip olduğu bu perspektif onun için anlam-değerin kaynağıdır. Olayları, olguları ve eşyayı sahip olduğu anlam-değerler üzerinden değerlendirir, onları, tanır ve isimlendirir. Böylelikle onları kendi perspektifine göre olması gereken yere yerleştirir.  Hasan...

Postmoderni Postmodern Yapan Ecza

Postmoderni Postmodern Yapan Ecza Devam

Ülkemizde postmodernizm 1980’lerden sonra sanatta ve edebiyatta ağırlığını hissettirmeye başladı ve sonraki yıllarda bu etki artarak devam etti. Önce eserler verildi, kuram ve eleştiri de eserleri takiben doğdu. Bu tartışmalara bağlı olarak postmodern edebiyatın nitelikleri nerdeyse kesinlik derecesinde saptandı....